Terleyen bir at dedi ki:

11 Eylül 2012 Salı

AYDIN MISIN? (KORKULUK OL)A NAZİRE (Rıfat ILGAZ’A)


Safları tuttuk ta yücelerden
Tabanımızda mağmalar kaynar
Duyuyoruz hukuku bekleyenleri
Eklemlenenler millete sunula… 


Kan uykulardan arındık
Atardamarlarımız lav gibi
Ses olduk ışık olduk ve yumruk


Karayeller başımıza, başımız dik 
Toprağımız sel sularına dayanıklı 
Büyük denizler fethe durula…

Doğan günler hukukun müjdecisi
Kitaplar indi tozlu raflardan 
Alınteri, göz nuru, madde madde hukuk
Her fıkrası ayan beyan hak
Almış tarihsel gerçekliği ezelden
Ulanır gelecek tasavvurumuza…

Hukuk bağlanmıştı, cellat salınmış
Misyon bulanık vizyon dağınık
Bireysel hastalık nemelazımlık
Elimizin tersiyle çöpe atıla…
İşe yeni başladık 8 yıl ne ki
İkiyüz bilmem kaç makale mi ki
Korkuluk onuru ertelemektir
Ertelemek onursuzluğu davet
Şefaat zinciri yaşayan sünnet
Açtık kollarımızı hukukçulara…

Umudunu yememiş, izzet ve kudreti sadece Allah’ın yanında arayan, teslim olmasını ve almasını bilen bir gençlik…
ver elini göç edelim atiye
tut elimi götür beni yetiye
elele vurduk mu düzden tepeye
abad olur günümüz ve gönlümüz

Her tür devrim ve değişimin ana rahmi üniversiteden sorumluluk yüklenerek çıkan bir gençlik…
Şimdi gül biraz tepelerin ardından.
Gülümse şehirlerin ötesinden.
Mecalim ol, düşlerim tazelensin.
Fitilim ol eylemim yinelensin.
Koşar gibi yap, seninle büyüyüp seninle tamam4landığım gibi.
Eksik neyim varsa birleştir.

Ölmeyeceğim, ölümsüzleşeceğim,
Sevginin kanatlarında uçacağım atiye umutla.
Yaş ne ki? Yürek budanmış olmasın.

Yüreğimin zincirini oradan boşla.
Döndür üzerinde efsunlu kamçı gibi.
Şaklat havanın matemine, umut gibi.
Yay gibi ger fırlat maşukunu ümide doğru,
Yürüt üstüne tüm çaresizliklerin.
Dağıt şefkatini gördüklerine.
Bana da ulaşsın rayiha gibi.

Zamanı değerli, yükü eyerli,

gün bittiği
söz tükendiğinde
gül bittiğinde çöllerinde
söz ola dillerinde
kalemini tüketme yar
daha gül hikayelerimiz var.

memleket kadar tanıdık
gül hikayelerimiz olacak
bakma sen bülbüle
yaratmış öylece yaradan
figan eyler ahu zar

yaralara gül sarmak işimiz
gönüllere gül dermek
hiç kahır olmadı dilde
hiç bela olmayacak
sevmekten vaz geçme yar.

bilinci bileyli, alçakgönüllü…

yürektir sardıkça alavın salan
sevidir umdukça umarın alan
bir lahza mecnunu sarmalamayan
ol kendine aşığa Leyla mı derim 

ufku açık, sevgiden yana gönlü ummanî gençlik…

seni bir nimet gibi beklerim.
Özlemim vuslatımı kurşunlasa da,
vuslatım tetik çeker
namludaki özlemimi sana gönderir.

vuslatı biler, özlemi kat ederim
hayalim biter, sana varır hasret içerim
uçuyorum, koşuyorum varlığım varlığına
“men ta senin yanında bile hasretim sana”

Hedefe kilitli, ustalığa hesaplı, ümmete adanmış, alemin umudu gençlik

                                                           
                               
                                                                                                                                          Muharrem Balcı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder