Terleyen bir at dedi ki:

14 Eylül 2012 Cuma

Cemaat Arıyorum Kendime

Batıl Balina- Salih Kılınç-

Arayışlar dayım...
Şöyle karşılıklı demli bir çay içip, hayattan edebiyattan konuşacağım, beni üçüncü görüşmemizde tekkesine yurduna çağırmayacak bir Müslüman arıyorum. Beni gazete abonesi yapmayacak bana bir örnek elbise giydirmeyecek bir topluluk arıyorum. Okulu, dershanesi, yurdu olmayan, içinde elli tane sorumlu, müdür, reis, imam vs barındırmayan, "turnikeye önce girenlerin" sizin hakkınızda sonsuz tasarrufa sahip olmadığı, üstünlüğün/hiyerarşinin sadece takva ile olduğu, cemaat önderlerinin İsviçre çakısı gibi her şeyden anlayan bir insan olmadığı bir yer arıyorum. İnsan hem şair, hem vaiz, hem siyasetçi olabilir mi abiler!



Halbuki peygamber efendimiz şöyle diyordu:"Siz dünya işlerini benden daha iyi bilirsiniz."

"Az yiyelim kardeşlerim" diyen bir hoca bulsam ardına düşeceğim. Beni tekkenin bekçisi yap, kıtmiri yap diyeceğim.

Dünyanı yarısı aç abiler! Ruhi açlıktan bahsetmiyorum. Fizyolojik olarak aç insanlar. Hala bol pastalı börekli toplantılarda, geniş zamanlı-bol çeşitli cemaat kahvaltılarında mıyız? Yerküre üzerinde iki milyon ademoğlu temiz sudan içme suyundan mahrum abiler!

"Ben bilmem en doğrusunu Allah bilir." diyen bir mürşit bulsam ayaklarına kapanacağım.Müntesiplere sizin Müslüman olmanızın yettiği "geniş"bir cemaat bulsam  hemen kaydolacağım. Giriş için ne yapmam lazım?Getirin evrakları hemen imzalayalım" diyeceğim.

Çatalcadan üç vasıta değiştirerek cebindeki son parayı yola harcayıp akşam yemeğini pas geçerek; bol paralı, pahalı elbiseler giyen, Boğaz'da lüks konutlarda oturup pek iyi yemekler yiyen hocanın vaazına her hafta gelen adamın sahibi olduğu samimiyetin, imanın onda biri bende olsaydı keşke. Lakin bu adamın da birazcık aklı ve dahi ilmi olsaydı da Peygamberin izinden gittiklerini iddia eden bu şarlatanlarla Yüce Peygamberin hayatını bir karşılaştır-saydı.

Allah Teala, "Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızkların temiz, 'helal' olanlarından yiyin" derken katkılı gıdaları kendine dert edinmeyen müslümanın aklına ve cür'etine şaşarım.

Keşke şu bir parlayıp bir sönen, bir Müslüman katledildiği zaman yeniden tedavüle sokulan boykot listeleri sadece "İsrail malı ürünler"i değil de zihnimizi ve vücudumuzu iğfal eden, nesillerimizi "ucube" nesiller haline getirecek olan ve ,içinde onlarca kimyasal madde bulunan malları içerse.

Haydi Müslüman kardeşlerim. Ambalajlı ürünlere kafayı takalım. Katkılı ürünleri kendimize iyice dert edinelim. "Az laf çok iş" deyip kılet-i kelam, kıllet-i taam ve kıllet-i menam yolunu tutalım. Birbirimize dua edelim.

Ele telkin verirken kendi salkım tutan bu kardeşinize de dua edin e mi?

Bakın cemaat ararken katkılı gıdalara geldi konu. Biraz fazla param olsa idi Sade Pazar cemaatine girmek isterdim. "Ya hamiyetsiz olsaydım ya param olsa idi!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder