Terleyen bir at dedi ki:

20 Ekim 2012 Cumartesi

Tasavvuf ve Ercüment nesiller üzerine kısa bir not


Öğretmenime Bir Çift Tanımlama Bir Avuç Sonuç

Geçen gün öğretmenimle tasavvuf üzerine tartışırken kendisi bir benzetmede bulundu.
  
  -" Tasavvuf, sınıfı geçebilecekken okul birincisi olmaya çalışmaktır" dedi.

     Hocam eğer içinde bulunduğumuz bu dünya her yıl mezun veren bir okulsa, herkes kendi imtihanında sahneye çağrılıyorsa ama Hz Ömer, Fırat nehrinde zayi olan kuzunun hakkından hesaba çekilecekse,  ve bu okulun sonunda beraber yaşanacak saadet dolu yüzyıllar beklentide ise:

Size bir çift tanımlamam var Öğretmenim:



Misal veriyorum

     Bir grup insan vardır.Biz bunlara  Mehmet diyelim. Mehmet çok çalışır. Mehmet sabah çalışır. Mehmet yemek yemez çalışır. Mehmet uyumadan evvel çalışır pardon yanlış oldu Mehmet uyumaz geceleri çalışır, Mehmet korkuluk beller kendini  doğanın etkileriyle, rüzgarla, güneşle, duygularıyla, aç kalmış hayvanlarla şavaşır. 

    Bir grup insan daha vardır öğretmenim. bunlara da Ercüment diyelim  örneğin Ercüment uyandıktan sonra çalışır. çalışabilmek için yemek yer, yedikten sonra çalışır. Ercüment çalışmakla kalmaz oturtur kardeşini, arkadaşını, yoldaşını dizinin dibine. Okutur yoldaşını, amacı yeteneklerine kavuşturmakİ, yaralara derman olmaktır.Ercüment hep arkadaşlarıyla beraberdir. Ercüment kendini gençlere adamıştır. Ercüment birken iki olur sonra üç sonra beş.  İşte böyle yüreği budanmamış Ercüment nesiller/Ercüment kardeşlikler yetişir. Bu nesil çember gibidir her bir noktasından başlar ama asla bitmez.

Size avuç dolusu sonuçlarım var Öğretmenim:

     Unutmayalım hocam. Mehmet bir kişi mezun olur. Ercümentler alabildiğine. Mehmetler yüzyılda bir mezun olur.  Ercümentler aralıksız kıyamete. Bu okulda Ercümentler eksik kalmayacak öğretmenim nefesleri kesilmeyecek konuşmaktan.  Onlar, çıkıp okul meydanına haykıracak doğan yeni nesillere davet
"YAŞAYAN SÜNNET" e

     Ercümentlerin elleri mürekkebe bulanır öğretmenim. Onların "camların buğusuna yazı yazma imkanları " vardır. Şu okulun kalın kafalı sınıf başkanlarına şiirler yazarlar, okul müdürlerinden aldıkları terbiyeyle.

     Ercümentler teslim olmasını ve teslim almasını bilen nesillerdir hocam. Onlar da sadece Allah'a teslim olurlar ve sadece Allah adıyla verilen görevleri teslim alırlar. Bir Ercüment kardeşinin üstüne "Emri bil Maruf " der." Nehyi anil Münker"  adı altında devrimi zikreder.

       Ercümentler birleşir saf tutarlar. Yan yana gelip sadece namaz kılmak değil; kenetlenmek bir bütün halinde yaşamak. kudreti paylaşmak, ümmeti ayakta tutmak, dünya vicdanını hep birlikte taşımak.


   Biz Ercümentlere kardeş diyebiliriz hocam Çünkü Ercümentler kendilerinden çok bizim diploma puanımızı düşünürler. Ki sonra bir Ercüment sınıf başkanı tarafından yargılanırsa ; arkasında duracak, yanına saf tutacak kardeşleri, şahitleri vardır. Ercüment'in duaları Fatiha da ümmete vakfedilmiş "biz" ile başlar. Mezuniyet törenlerinde yalnız kalmaktan  korkmazlar onlar. onların kalpleri birliktedir. Başöğretmenin de söylediği gibi 
"Kişi sevdiğiyle beraberdir"

Ercümentler Allah'ı zikrederler. Elinde gerek
kalem gerekse kılıç;
durmadan, yorulmadan
Koşar adım çıkarken şahadet merdiveninde.  


Bilal Balcı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder