Terleyen bir at dedi ki:

18 Kasım 2012 Pazar

Bana Soğuk Gerek


Bayağı eski ve şu anki ruh halimi yansıtmıyor. Bir yanlışlık olmasın yani

Şu günlerde havaların soğumasına çok ihtiyacım var Allah'ım. Güneşin bulutlar üzerinden yankılanması damarlarımda özlemle karışık bir yanma hissi uyandırıyor. Sokağa çıkarken üzerime bir yarım kollu ve her duruma hazırlık bir ince ceket alıyorum. Sonra kısa bir süreliğine güneş bulutların arkasına saklanıyor ve sadece sol tarafımı üşütüyor bu ani hava değişimi. Sol tarafım bayağı hassas anlaşılan. Güneşin üzerimde saklambaç oynamasından başka bir derdim yok cebimde titreyen acımasızlıkları saymazsak. Ceketimin sol iç cebine koyduğum telefon her türlü kapışır hoyratça geçen günlerimin vefasızlığıyla. Ortamın parlaklığının yok olmasının ardından telefonuma gelen titreşimli mesajlar bir umut olabilir diyorum ekranı açıncaya kadar. Titreşimlerin içi karamsarlık dolu.O zaman neyseler, umarsızlıklar, boş vermeler, geçmişi irdeleyişler, içiboşaltılmıştamamlar, belkiler, can sıkıntıları en görmek istemediğim "kısmet"ler...

Şu günlerde havanın iyice soğumasına ihtiyacım var Allah'ım. yoruldum bu ikilemde yaşamaktan. içimden bir ses bakma camdan. At kendini dışarı hava durumuna aldırmadan, diyor. Yapamıyorum işte; kendime olan aşkım el vermiyor bağlarımı koparmaya.  Doktora da gittim neden dedim neden morarıyor sol yanım. bana bir reçete verdi. Okudum ve hala anlamaya çalışıyorum. "Sana sağcılık gerek biraz, biraz isyan biraz unutuş." Anlamadım, anlayamadım unutarak nasıl isyan edilir. Anlamadım, sisli bir gecede umut yüreğime nasıl gelecektir...

Tekin değil bu değişen hallerim. Her titreyişte farklı bir anlam yükleniyor hayatıma. Allah'ım Azrail'in alarmı mı şu duyduğum ses. Bozuk telefonumdan çıkan mesaj bildirimi mi? Nereye uzansam çamur. Her adımımla oynaşıyor kirli toprak. Allah'ım acilen donması gerek bu yağmurun. Bana soğuk bir hava gerek. Yanlışlık olmasın senin kullarınız senin isteğinle yaşıyoruz. Bu havalara, bedenlerimiz üzerinde oluşturduğun yasamaya inkarımız yok. Benim ya çok soğuğa ya çok sıcağa ihtiyacım var ya rab. Yoksa bu ikilemden kurtuluşum yok.

Uzak kaldım insanlardan zamanın üzerimden geçirdiği teknik bir arıza sebebiyle. Garantisi dolmuş günlerimin,  servis kabul etmiyor. Paramı da vadeye bıraktım. Peki şimdi nasıl yeşereceğim tanrım, bana umut lazım. Bana, şu cebimdeki titreşimleri bastıracak bir fon lazım.  O zaman belki anlayabilirim ve yayılacak huzur eşliğinde bir kitap yiyebilirim, yorulmuşluğumun üzerine... Bana benden uzak reçeteler çizerler. Allah'ım korkarım ki yağmurlardan modern bir şekilde, kurtuluyoruz(!). Ben yürürken bir modern şemsiye takip ediyor beni. Bu gece beni de modernleştiriyorlar, mezara götürmeyi düşündüğüm defterleri de, karlı gecelerde içine doluşup çaya doyduğumuz kahvehaneleri de...


Bana; kalbime giden damarları donduracak bir soğuk lazım. Bütün cazibem, endamım; sıcak soğuk geçişlerinde birer birer kaybediyorum "ben özgürüm" şeklinde söylediğim şarkıları. Ayaklarımı yerden kesip kanatlandığım şu birkaç metrenin hiçbir anlamı kalmıyor, toplasan bir avuç değil yolunan tüylerim. Dostlarım yolunmuşluklarımı hor görüyor. Dün sıcak kavuruyordu yolunmuş derimi. Bugün belirsiz. Dün bütün heybetiyle topladı terimizi ve gitti. "Şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım" diyor dostlarım. Evet şimdi yeni bir şeyler söylemek parmaklarım üşürken, hayata dair yeni bir şiir bestelemek lazım.


Rabbim beni huzura ulaştıracak bir soğuk lazım.
Yahut, bütün yorgunluklarımı atacak bir sıcak.
Siyah ve beyaza olan özlemim,
inanıyorum karamsarlık kalmayacak.

Allahım öyle ısıt , kalmasın ciğerlerimde acı
ya da bir soğuk üfle yüreğime
senden gelen huzur
bir lütuf, başımın tacı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder