Terleyen bir at dedi ki:

29 Aralık 2012 Cumartesi

Atmasyonlarımı Rabb'imle Paylaşırcasına


Allah'ım şu gölgelerime renk ver biraz
Biraz Leyla'yı anımsat
Esrarı kaçsın ne olur
bana o dumansı rüyalara
koca bir gökyüzünü nasıl sıkıştırdığını anlat

Allah'ım uzunca bir tiyatronun ortasında
uyuya kalmaktı benimkisi
Oyunun bittiğini haber veren kullarına selam olsun


Sabır ya Rab sabır
aldırış etmeden batıyor yine güneş
bir hülasa doğurduğuna bakmadan
bu sefer umutlarımızı da almış yanına
sabır ya Rab sabır
aldanmışlık usulca düşüyor toprağıma
Kaf dağına keşfe çıkmak da neymiş
Leyla dediğin gölgen kadar
ayaklarının ucundaymış aslında

uyudukça sarhoş oluyorum baksana
uyudukça ayıplıyorlar mırıldandığım türküleri
uyudukça gözler önünde rezil oluyorum
uyudukça Leyla sanıyorum içimdeki özlemi
kendi sıramın altına mektup bırakıyorum
satırları boş buluyorum ertesi gün
kendimle konuşurken özenmediğimi
yeni yeni farkediyorum

burun farkıyla kaçırılan bir aşkın
ikinciliğini yaşıyorum, sabır!
namlu savrulunca koşturmakta geç kaldığım
bir yarış benimkisi
ah diyorum ki mecnunluğa kapılmasaydım da Rabbim
bir adım önden başlatsaydın beni

ve yumuşak bakışlar savurarak
gecenin siyahını gözyaşlarıyla sıyıran
bir nevi hayalperestim ben patır patır
dökülen yıldızları toplamaz istercesine
yetişemeyeceğini bile bile arşa uzanan

Rabbim
Ne olur izin verme
birikmesin bir daha ay ışığı gözlerime

Şimdi ben kararlılığını
bu şehrin işlek caddelerinde unutan
dokundukça yanan bir şeyim
emin değilim "insan" kadar erdemli olduğumdan

Tanrım, kün de doğrulsun belim
ablukalardan arta kalma sevdam
biz işaret beklerken ufukta
dilimize ambargo koymuşlar
bir ihtilal peşinde, yine kaldık arafta
yine ayağım takıldı kaldı
ulandım arkasından güldüğüm masallara

uyandığımda anladım, bütün acziyetim
kendi rayıma oturamadığım kadardı
Sorum şuydu Rabbim
Bu koskoca tiyatronun hangi perdesinde
hangi sahnesinde Leyla vardı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder