Terleyen bir at dedi ki:

2 Aralık 2012 Pazar

Cuma Naziresi


"Uyuşmuş bir vücudun yaraları algılaması gecikiyor"

farkına vardığımda uçaklar çoktan kalkmış oluyor
uzaktayız beraber
senin şehrinden gelen rüzgarlar üşütüyor beni
insanlar gülüşümün korkaklığından bihaber
o uçan göçmen kuşa sözüm geçseydi eğer,
uçma derdim
uçma, komik değil çekip gitmen
tam da gözlerim takılıp kalmışken
öyleyse çevir de başını serçelere selam ver
uzaktayız, uzaktayız beraber


öyle bakma gözlerime
ben, 62 den tavşan yapamazken
arkadaşı sıra dağlar arasına dereler geçiren çocuğum
ki zaten resim çizebilseydim eğer
şu an kelimelere renk katmıyor olurdum


canım sıkkın, her yerimde bir telaş var
nasıl desem?
hayat damarlarımı benden habersiz kesiyorlar sanki

Sen bir ah desen
ikimize de yeter
ben bir ah desem de
tamamlansa masumiyetim

bak yağmur birazdan dinecek
acele et de yetişelim şu gök kuşağına

göz yaşlarını dipsiz bir kuyuya gömelim
kimse cesaret edemesin çıkartmaya

ve kaldır hüznünü yosun tutan yerlerinden
bak işte görmüyor musun resul tutuyor ellerinden


diyorum ki hazırlıklı yakalanmayalım 
yağmura dayanmaya gücümüz olsun
açık meydanlarda yürümekten kaçınmayalım
Allah'ın rahmetine açılan şemsiyeler kahrolsun

ve ben havada 3 takla atarak
kızgınlığına gölge düşürmeye çalışmıyorum
inançlarımdan asalet üretmiyorum
şiirlerim masumiyetine ev sahipliği yapıyor
hayır şair değilim ben, şiir yazmadım daha
kirli iltifatlar sunmadım, sunmayacağım sana

"Önce demokrasi yağdı göklerimizden "

hakkıdır insanın masumiyet adına bir şeyler söylemesi
ve hak dır yasalara göre, çin setleri bina etmek
insan hakları işte böyle geçer en masum sevginin üstünden
ki ortasındayız hakimi olmayan bir ağır ceza duruşmasının
ölüm fermanımız jüri üyelerinin elinde
hep bir ispat, hep bir masumiyet gösterme çabası
bırak, yollasınlar bütün demokrasilerini üzerime
sen de yolla, kullan bütün imtiyazlarını
sonra otopside saysınlar
vücuduma saplanan insan haklarını

bilmen lazım, dünya bizden farklı olarak
akıntıya kürek çekiyor
dönmüyor sadece
ve inan yerinde saymam dünyanın dönmesinden değil
takılıp kaldım post modern şiirlere
gözlerime yakamozlar takılıp kaldı
gözlerime haykırışlar, umursamazlıklar
gözlerime, sırtımı yasladığım dualar
gözlerime, soğuk cevapların yapıştı.
gözlerim tanrıdan uzaklaştı.

ancak kabul etmelisin ki ıslak bir amazonu yakacak kadar odun
ıslak bir amazonda bulunur sadece 

kağıtları boş yere yaratmamıştır rabbim
yorulduysan bir kaç kelime de ben ekleyeyim
destan olsun şiirlerimiz
baksana nasıl hızlı geçiyor zaman
şu ırzı bozuk çağa yemin olsun
üzerimize çökmesin hüsran
birlikte bir şiir kuralım
her mısrası zikretsin Allah'ı
ana hatlarında inanmak olsun
salık verelim hakkı ve sabrı
mürekkebin mi yok
damıt gözyaşlarını, dilin olsun kalemin
Günlerden Cuma, dostum daha ölmedin

sen hala ne sonbaharından bahsediyorsun
sıcağına aldanma
"ölümlerin en zorudur haziranda ölmek"

sustun
daha sana bir piyonla 
koca bir şahı nasıl devirdiğimi gösterecektim


Paslı Kiremit

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder