Terleyen bir at dedi ki:

24 Aralık 2012 Pazartesi

Günlük'e İtiraf


Gerçekten uzay boşluğunda kürek çektiğini fark edince insan; gemilerini yanaştırdığı bütün limanları yakmak istiyor sevgili günlük. Irzına kalem tutulmuş bir devrin namussuzluğunu yaşıyoruz. Allah bizi bu geceleri nükseden yalnızlık duygusundan da; şifa niyetine yalnızlığa reçete edilen haram kavuşmaklardan da korusun.  Kendime bir bakıyorum da o kadar aceleci bir duruşla yaşamın küreklerine asılmışım ki ilk maçında ofsayta düşen acemi bir futbolcudan hiçbir farkım yok. Sonuca ölesiye kilitlenmiş bakışlarım sevgili günlük, kaş yaparken çıkardığım gözler izlesin gençliğimin içinden çıkamadığı şu sefaleti. ve sana bu alıntıyı yaparken en çok kendi aymazlığımdan utanıyorum
"Hak yolda taviz vererek yürünmez"
İçi dışına taşan bir sevgi kümesi elemanı olarak yaşadığını zannederken söyle derin bir nefes alıp da o nefesin soğukluğuyla bitap düşmekten, vermeye kudret bulamamaktan bahsediyorum günlük. Bir nefes alıyorum ki gözlerimin buğusu akıyor yanaklarımdan aşağıya doğru. Sağlam bir titreme sarıyor dört bir yanımı ve sürüsünü kaybetmiş bir çobanın kepeneğini bürünerek sisli dağlara hoyrat bakışlar savurduğu senaryoların başrolü olabilme potansiyelince büyüyorum. Dediğim gibi uzay boşluğunda kürek çekerekten saçmaladığım ama yinede birkaç bedenin yüz kaslarını harekete geçirdiğim ortada ve denildiği gibi şov devam etmeli. Diyorum ki günlük ben bu sabah 7 de kalksam ne olur 12 de kalksam ne olur? Arada kalan beş saat içinde hiçbir hayalperestin rahatını bozmam. Ama sabah 7 de kalmak için gece erken yatıp 12 ye doğru esneyerek uyanmak gökyüzüne dost bazı yürekleri hayal kırıklığına uğratır herhalde.Bütün bunları kendimi oyalamak için söylüyorum günlük. Seninle biraz daha vakit geçirebilmek adına...Çünkü biliyorsun uzun zamandır görüşemiyoruz ve biliyorsun ki gözlerim ıslanmadan gelmiyorsun aklıma. Ağlamadan hakkına girmek, seni halini hatrını sormak maksadıyla karalamak delice geliyor bazen. Ne diyebilirim ki günlük sen cümlelerimin arasına koyduğum bir virgülden ibaretsin
Ama bilmeni isterim ki sığınma noktamsın şu koskoca kainatta kendimce konuşabildiğim tek nokta ve evleninceye kadar öyle kalacaksın
Bugün beni kabul et lütfen günlük. Başka başka gözyaşı sebepleriyle geldim bugün sana. Değişik kıpırdanmalar hissediyorum hayırdır inşallah. Bügün kendime bir ara dışardan baktım ve cahil bir şekilde soyut diye adlandırılan bazı duyguların varlığıyla tanışmama şahitlik ettim. Çok farklıyım işte bugün günlük.Hem bak sende farkındaysan faklı bir hal var üzerimde. Farkındaysan dost demedim daha.  Söylesene günlük ne oluyor  bana böylesine yazmak istiyorken nasıl olmaz bugün günlerden cuma.    
hayal kurmak nedir bilir misin günlük? hiç tattın mı böylesine bir uyuşturucuyu. Bugün sana dert yanışımın nedenidir hayal kurmak. Şu günlerde ne kadar mesai harcadım bilemezsin. İnsanın davranışları kendisine verilen bilgiler dahilinde şekil alırmış. Yüreğime kalın puntolarla kazınan bazı sözlerce rüya görüyorum. O halde hayal kurmuyorum, hayal kurmaya zorlanıyorum. Nasıl bir perdedir bu gözyaşlarına çekilen,  rüyaların en hayırsızı yüzümde belli belirsiz bir tebessüm uyandırıyor Şimdi bana çok kaptırdın kendini diyebilirsin. Bende biliyorum bu tip uğraşları bir zamanlar küfür diye nitelendirdiğimizi. Satırlarını gözlerime dayayıp romantizmin kaltaklığından bahsetmene, devrime beş kala bir sınavda günleri yaşarken kaydırma yaptığımı hatırlatmana hiç gerek yok. Farkındayım yumruklarım boşalmış, farkındayım hazırlıksız başlayan bir sevdanın silikliğidir üzerimdeki. Ama olmuyor işte yeni tanıştığı böylesine güçlü duygulara karşı aciz kalıyor insanın bağışıklığı. Yoksa ben de istemez miyim sanıyorsun şu mevsim değişikliklerine inat içinde kartopundan donan parmakların olmadığı rüyalarda boy göstermek, kendi hayallerimde kendi karakterlerimi kendi sözcüklerimle betimlemek.



Sen hiç insanların iteklemesiyle nefes aldın mı günlük. Yaşamanı devam ettirmen için kardeşlerin öldüresiye tokatlar yapıştırdı mı suratına? Diriliş adı verilen mısraların heleyânı altında ezilmediyse başın bütün uzuvların feryat ederken yüreğinin sesi hiç baskın çıkmadıysa kurumayan göz yaşlarımın hakkından gelebilmene imkan yok. Sen hiç suni oksijenle doldurdun mu ciğerlerini, kalbini bir makineye bağlayıp çekilmemesi gereken bir fişe gözlerin takılıp kaldı mı?Sen hiç neden nefes aldığını merak edip alternatif yolların ayrımlarına seyre daldım mı günlük? 

Kardeşlerim aklımdan birer birer düşüyor günlük. Sırayla sözlerini unutuyorum Ben Özgürüm diye söylediğim türkülerin. Uzay boşluğunda kürek çektiğimden bahsetmiştim hatırlarsan. Aşkı yeni bulmuş birinin bakışlarındaki şaşkınlığıydı anlatmak istediğim. Aniden heybeme yüklenen bu yükün altında ezilen trapezler, ve işine aşık bir hamal...Çok renkli bir hayata sahibim haykıramam. Sorsan ezberimdedir grinin bütün tonlamaları.

Bozuk bir plağın dönüp durup aynı türkünün aynı sözlerini tekrarlaması bozulmuş olmasındandır. Bugün bozulmadığımı anladım. Bugün günlük; lugatımdan aydınlık geleceklere kullanılmak adına dolabımın bir köşesine tıkıştırdığım kelimelerin taştığını, hudutları zorladığını farkettim. Hiç direnmedim inanabiliyor musun? Kaptırıverdim kendimi bu önüne gelen ne varsa alıp götüren aşk rüzgarına. İtirafım boynuna günlük, seni de unuttum, kardeşlerimi de. Korkarım ki kavuşmak nasip olursa sena da ihtiyacım kalmayacak, kardeşlerime de. Allahtan nefsime sabır vermesini diliyorum günlük. Kavuşmak yoktur çünkü İslamlıkta. Aşkın gevşeticiliğinden, romantizmin bereketsizliğinden, Karanlığa hapsolmuş nesillere devrimler büyüten resulün rabbine sığınırım.

Gökyüzün renk katan bulutlar vardır günlük. Semaya karşı kurulan hayalleri süsleyen bulutlar. Toz pembedir çoğu toz pembe günlerin muştulayıcısı konumundadır akşamdan kalma baygın sözlerle hayatı özetleyen acemi yürekler için. Onlara göre yaşamak gökyüzünün umman maviliğine karışan bu ak sakallı bulutların şekillerinden yeni bir dünya kurmaktır. Şehrin loş ışıkları arasında kaybolan yıldızların bir gün gelip de sayılabilmesi ihtimali üzerine şiirler yazmaktır. Ama unutulmamalı ki hiçbir bulutun ölümsüz değildir günlük. Zamanı gelince patır patır dökülürler ırzı bozulmuş aşıkların karanlık çağlarına. Serinletici bir edayla vuslat gününü bekleyen maşukların ellerine kartopları tutuşturarak uzaklaşırlar asumandan. Onlar usul usul havada süzülürken ben sağanak sağanak yağıyorum günlük. Telaş içindeyim kaybediyorum özgürlük dizeleri işlediğim bulutları.  kaybediyorum, kaybediyorum gençliğime kazınan bazı alışkanlıkları.

Nefesim kesiliyor günlük. Şiir söyleyemiyor, kitap okuyamıyorum. Aşk mı diyorlar bu sıkıştırılamayan özleme, bilemem. Yabancısıyım bu çeşit insanı içinden çökerten duyguların. Dakikalarım sayılı anlasana veresiye yazdırıyorum günlerimi. Huzuru burnumda tüttüren mısralar, hepsi unuttu beni
alabildiğim son nefesle diyaframıma iyice yüklenerek yaşamımın yaygarasını kopardım günlük. Beleştepeden seyrettiler selsenişlerimi.

ve sessizliğin çöktüğüne dair şahitlerin çoğaldığı anda her taraftan yüreğimi zonklatan bir sada yankılanıyor. Buradayım aceleci, buradayım.
Farkındayım günlük buradasın. Ben yerimden kopmuş farklı bir boyuttan izlerken kaybedişimi sen hep olduğun yerdesin. Aynı kordinattan kulak kabartıyorsun haykırışlarıma.
İtirafım Allah lafzıyla son bulsun günlük. Allah bizi korusun kollasın aşksız ve hayalsiz bırakılmış günlerimiz adına. Bizi doğru yoldan ayırmasın, romantik ve yalancı rüzgarlara kapılmamışcasına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder