Terleyen bir at dedi ki:

15 Aralık 2012 Cumartesi

Heybenin Tanımı


"Men ta senin yanında bile hasretim sana"
                Her yaraya bir derman bulundurur heybemiz. İsviçre çakısı da vardır. Matara su da. yoğunlaşmış bir enerji taşıyoruz soğuktan buz tutmuş bir yerlerimizle. Aşk diyor birileri şu sıkıştırılamayan özleme. Heybemizde aşka dair düşünceler, şiirler büyütüyoruz ve zamanı gelince birer birer salıyoruz bahar yeline. Uçup gidiyor sevgiliye biriktirilen yaşanamamışlıklar, uçup gidiyor özlemimiz. Ve özlemimizden kastım yardan gayrı aldığımız nefeslerden ibaret de değil. Yanında bile hasret bakıyoruz sevgilinin yüzüne. Harama bulaşmaktan kaçınıyoruz ki bu yüzden izdivaca değin üşüyor sol yanımız ve bastırıyor  sevgiliye sarılamayışımız.
                Heybemiz diye söze başlamıştık, öyle devam edelim en iyisi. Heybenin tanımını yapmak lazım öncelikle. Dipsiz bir kuyu düşünsek mesela söyle içinde Yusuf'ların kaybolduğu, seslerinin yankılanmadığı cinsten. Girenlerin unutulduğu, unutulanların kolay kolay çıkamadığı bir kuyu... Ferhat'ın şirin aşkına gözden kaçırdıklarından bir tanesi mesela. Olmadı Allah'ım. Kafandakileri yazamamak ne kötü bir duygu. Romantizme kaçtık yine. Yaşın getirdiği başın Ah'ını çektiği bir ergenlik bizimkisi. Kafanın yerinde olamamasından da karmaşık, saçlarını  sarkıtıp ta beyaz atlı prensin gelmeyişini beklemekten daha utanç verici.
                Kuyu örneğinden devam edelim. Aşıkların sabahlara kadar başucunda muhabbet ettiği bir kuyu bizimkisi...Bütün sevgi muhabbetlerini kapsayan bir heybe. Öyle meşhur, öyle ilanı aşklara bir fon müziği niyetinde ki güneşin batışına doğru çiftler tarafından kapışılıyor hayasızca. Adeta bir erkekle bir kadının ancak birlikte aşık olabileceği, sevgi besleyebileceği bir köy manzarası gibi. Sahranın ortasına süs niyetine bırakılmış, ama yine de aşkından çöllere düşmüş mecnunlara umut verebilen, kurumuş olsa bile, kuyuluğundan zerre kaybetmeyen adını göğsünde övünç kaynağı olarak taşıyan bir kuyudan bahsediyoruz burada. Allah'ın entelinin de, muhafazakarının da, faşistinin de, proleterinin de, aşığının da, terk edilmişinin de  içine bozuk para sallayıp dilek dileme zafiyetine kapıldığı bir kuyu.. Şu ana kadar anlattıklarımın heybeyle pek de bir alakası yok, biliyorum ama işte niyet boğazından geçmeyenleri haykırmak olunca ne yazdığına pek de bakmıyor insan. Şöyle geri dönüp de bir önceki cümlenin öznesini koyup koymadığımı düşünmek zor geliyor. İnsan küfrederken ettiği lafların pişmanlığını duymuyor. Küfür derken, argoyu kastetmesem de sessiz söyleyemediklerin bir anda patlatmak da küfre benzer sonuçta. Küfretmekten utandığı için yazan adamlara helal olsun, yazamadığı için küfredenlere asla.
                 
                İçine düşürdüğümüz dileklerle kuyu olma özelliğini gösteren bir heybe bizimkisi. Aşıkların bekleyişleriyle anlam kazanan, kalbin sızlayarak tesir ettiği baş ağrılarına liman görevi görerek, sevgi-nefret döngüsünün devamında rol oynayan bir mekan...
Birikintiler külliyatı,
Kafası sıkılan her kesin feryatlarına, arzularına ev sahipliği yapan; can sıkıntısına birebir yoldaş.
İçine her attığını alan bir kuyu gibidir işte heybemiz.Her sıkıntıya her derde kucak açan, aşkın baş döndürücülüğüyle dost olan bir yük sırtımızdaki. 

Heybe'deki aşklar, sebeb-i telifler, isyanlar, yokoluşlar, dönem ödevleri, şiir yazma molaları, sınava bir gün evvelden hazırlanmanın telaşı, çift vardiya çalışan rüya geceleri, irkintili uyanmalar , sancılanmadan yazılmayan bütün yazıtlar, özlenen umman mavisi asumanlar ve kağıt üstü makalelerin tercümesiz metinleri...

Buyurun beraber nasiplenelim heybemizdekilerden, oturalım hep birlikte bir sofraya. Ben önümüze heybemi açayım. Belimi inciten bu ağır yükü serpiştireyim siz dostlarıma. Paylaşarak azalacağını umut ediyorum dertlerimin. Bunca kahrın, bunca özlemin bir kişi tarafından taşınmaması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa her omuz omuza verdiğimizde "biz" kelimesiyle başlayan sureler okumazdık, bütün insanlık adına, beraber teslim olmazdık Muktedir olana.

Belki de Polyanna'nın iyimserliğinin temsili bir resmidir bu,
Dostlarım, 
hafifletin heybemi, birlikte yeşertelim umudu 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder