Terleyen bir at dedi ki:

24 Mayıs 2013 Cuma

Ne Zaman Şiir Yazmaya Başladık Biz

gururum geç kalmışlığımdan tükenir sevdiğim
paslı bakracımda biriken sensizliğin hayali
sinemde taşıdığım tütünün kokusu
ki bendeki boşluk plansal değil
alçaklığımdandır
karartma sevdalara sofra olur üstüm
bu dünya papazından mahrum bir kumardır
yeşermeyi bekleyen tohum gibi durur aklımın köşelerinde
hasret, cüda, emrihak

güneş doğmadan bir yerlerimde hissederim okşayışını
bir tek güneş kaldı mülkünde şefkat barındıran
gittin
ve mısralar dilimde ağırlık yapmaya başladı
bir bahar biriktirmiştim ki uğruna yoktu,
görülmemişti böylesi
akide şekeri meyveleri vardı
dallarından aşk sarkıyordu erik ağaçlarının
sen geldin koparmaya kıyamadın
bir rüzgardın, dindirdin münacaatımı
bir müddet kalakaldık öylece
terk edilmiş nehirlerin uğultusuydu gözlerin
böyledir yalana konu olmaz
sabahın ilk ışıklarını beklerken
gözlerinin derinliğine bürünmüş gece
ki sen gece kadar kısa, ve uykuyla kaçırılmayacak kadar güzelsin

dudak ısırtan saklanbaçları var hayatın
sen bana kapalı kaldın, anahtarın yok
hep düşman gibiydik senin gözlerinle
günahtı, öyle anlamsızca yankımızdan kaçardık
sanki bir düşü unutacakmış gibi
ya da uyanmaktan korkar gibi
hesap tutar bakmazdın
vahşi kuşların aşkı gelirdi aklıma
sözlerimin yırtıcılığından korkar susardım
çıkmamış sakallarımı yolar da dalardım yüzünün toz pembeliğine

sevgilim bitik bir yürekten ne beklersin ki
mısraları yaşlamışım, kabul etmiyorsun
bir sanrıya bürünmüş, hayalsizlik içresin
pırıltım sende kalmış, mutmain gidiyorsun

ayrılığın rüzgarı mayhoş
bana gösterilen her dala tutunuyorum
yalpalamamak adına
savrulmamak adına, düşmemek adına
elde olanı kaptırıyoruz, içindeyiz zaten o girdabın
ne yanım eksik, bu güne kadar neyi biriktirmişiz
ayrılık yön değiştiren bir gerçeklikse eğer
sahi ne zaman şiir yazmaya başladık biz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder