Terleyen bir at dedi ki:

8 Eylül 2013 Pazar

nereye yetişeceksek beraber yetişelim

kırıldın.
ve geri dönüşleri parçaladığım bir haritada öyle masum, öyle sersemlemiş duruyorsun.
ve mağdur... ben de çok anlarmış gibi hayatın işleyişinden, ben de çok malummuşum gibi kadere
geçmiş karşına engerek yılanı gibi tıslıyorum. Bağırmalarımın ifadesi yok, doğaya ters düştüm; sana sıçradı çamurum.
jilet vurmasaydım bileklerime, kanım yüzümde belirecekti...

ölüm eskimişliğimdir sevgilim, senle dirilirsem ben bir daha eskimeyeceğim.
sen gül ki günün sonunda hayatın bütün sigortalarını attır. içimdeki meydanlara doldur daraağaçlarını. anılarımı idam mangalarına cesaretlendir. urlarımı diri diri yak.

günün sonunda merhaba de bana. yeni karşılaşıyormuş gibi yeni yaratılmış gibi. Öfke yeryüzüne indirilmemiş gibi. Yolda gör beni elimi sık yüzüme bak güneşe değmiş gibi kıs gözlerini. Ben seni lafa tutayım ömer neyapıyor diyim dayından ne haber? senin yetişecek bir yerin olsun engelin ben olayım. araya sıkıştırayım
"-ben değiştim biliyor musun" sen o güçlü tavrını takın dilin tamam derken gözlerin, hayatında gittiği ilk sinemada reklamların bitmesini bekleyen çocuğun sabırzlığı gibi baksın bana. ben sana ciddi olduğumu söyleyeyim "artık doğum günümde ne istediğimi biliyorum." ben bunu diyince gülmeye başla sen. o umudu yakalayayım duruşunda.
Sonra nereye yetişeceksek beraber yetişelim.
sonra bir gün yine anlaşamayalım. daviye konusunda...
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder