Terleyen bir at dedi ki:

20 Kasım 2013 Çarşamba

canı cananda saklı tutmalı

suyun ıslatmaması yakın soğudu can
aşkın ısıtmadığı var toprak ince
aksediyor yeryüzü sinemde kalmış izi
anladılar ve içten içe yok edecekler bizi
sordum, ölümden diri sır yokmuş karubelada
tanrım olmuş say beni
tozumu üfürecek bir yoldaş bulamasam da

sözü açmayı bırakmamız gerek
her şey eşit bir şeye, herkeste bir nizam
bana hiçbir kadehe dolmayacak bir şarap gerek
kuyular dar
sanki benim bir hatam bin yanlışı akladı
yüzüme vuruyor nakavt! doğruları rabbim
kime can dediysek, canevimizi yokladı

canı cananda saklı tutmalı

çıkmayan canlar var düşmeyen yazgılar
kelebeği her saniye ağlatırmış düşleri
beni düşlerimden vurdular dokuz kasım ikibinonüç
onların yok olmayacak sahte gülüşmeleri
cana üşüşmüş arsızlar ne büyük kepazelik
beni her an jiletliyorlar on yedi kasım ikibinonüç
kar yağar içerime ıslanmıyorum artık
kurunmaya yer kalmadı, yağmura gerek
boğazıma kaçtı dişlerimin arasında sıktığım jilet
sonra bazen nefes almalar
aldım ve veremiyorum rabbim yirmibir kasım ikibinonüç
dur! verme servetini

yaşamak daha  güç...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder