Terleyen bir at dedi ki:

17 Haziran 2014 Salı

Vurulduğuma Dair Tutanak

İnsan ne çok sever değil mi unutmayı
Ve sevmeyi sevdiğine değiştikçe hayatı suçlamayı da
Düşündüm
Neyi sevdiysen onun peşinden koştun
Gökyüzünü yeşil şiiri harekesiz bildin
Bu yuzden değil mi şimdi bir piyano bir resim bir sigara
Kolayca dönüşüyor beynimi kemiren kötü sonlara
Hedefi sıyırmış kurşun, yarını farkeden kelebek,
Sen çuvallamış filistin şairi
Neden aynaya bakmaktan korkar olmuş gözlerin
Nedir durmadan kanırtan bu karanlığın anlamı
Ne doğrularından ne can bildiklerinden
Allah yalnız iddialarından vuruyor adamı


Maktulun son sözleri

Düşündüm
Sendeleyerek mi çıkmış oluyordum yola
Gül kokularıyla kapladıktan sonra açıkta kalan yerlerimi
Bırakarak hemen her şeyimi bir çığın ortasında
Yani umuda, kötü başlangıçlara yani aşka
Müziğin ritmine uyup sahnede kaybolan kelimeleri...
Ve yola büyük bir kayıpla başlamanın 
Severek kaybetmenin yani kazanmanın 
Yani ehlileşmemiş hayatın ta kendisidir diyordum da
Son dem gayri, ihtiyari bir çığlık büyüdü boğazıma
Esirgeyen ve bağışlayan rabbin adıyla 
Nokta nokta nokta




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder