Terleyen bir at dedi ki:

5 Şubat 2015 Perşembe

ben ve ben

Bunlar diyeceklerimi karşılamaz ama
Ben, beni karşılasaydı aşk  demezdim

Dünya epey tozlanmış
Yahut gözbebeklerim
Burda bir hin var
Sakladığım onlarca şey mi
Saklandığım tek biri
Neyse, geçelim bunları
Zaten benden adam olmaz
Benden şair de olmaz ama 
Olsa olsa matematikçi
Yaşamayı seçer insan oysa ben kaybetmeyi
Insan güzeli kovalar çirkinlik beni
Okey attım durdum dünyaya 
Matematikle benin ikilemi
Çözerken yavan geliyor yaşam
Çözemezsen çekici
Bu yüzden gözlerim mavi olmadı hiç
Bu yüzden her baktığımda içim kamaştı gökyüzüne
Makyajla örtünmüş yüzler gibi
Ait olmadım bu yalana 
Bu sevimsiz başıboş 
Bu oyunlar oynayan kahpe beden 
Laneti dünyada aramak masum geliyor ama
Canı yanan çocuklar kabullenmez acıyı 
Bu yüzden seni kabul etmedim baba(!)

Ben beni bulayım diye düştüm bu cenge 
Alnı çatlak 
Çatallaşmış sesi
Çocukluğumdan beri aynı hikaye
Aynı gerçeklik
Benim olmayan tüm evleri
Sicilimden temizleyebilmek için 
Yürü dedim aceleci 
Ben yoruldum sen içimizi anla!
Anlaşılmaya çalıştıkça kaybediyoruz sözlerimizi
Inan bize ait kimse yok şu dünyada


Yok dedim dünyada 
Bize ayarlı hiçbir saat
Yollara bak dedim 
Hepsinin sonu bir
Nasıl da ölüme çıkıyor her bir soru
Nasıl da kabul etmiyor kalbim hiçbir sorunu
Sorun sizin olsun dedim efkar benim
Ben çoktan kayboldum dedim
Öpünce geçer sandılar
Canı yanan çocuklar kabullenmez acıyı
Öpünce geçmiyor sarılıyorum
Sarılıyorum 
Öpüyorum benim olmuyor dünya

Vazgeçtim bende öpmekten
Vazgeçtim alaturka vakitlerde temiz diye 
Soluduğum gökyüzüne...
Yoruldum sormaktan 
Aşk ve benlik paradoksu içerisinde 
Anladım sordukça insan kanatıyor yaraları
Vazgeçtim diyorum dönsün dünya 
Savursun kendine tutunmaya çalışan tüm insanları
Ah olmasa keşke yerçekimi 
En çok itaat ettiğimizy yasa
Kayboldum diyorum
Öyle çok konakladım ki kaldırımlarda
Bildim neydi sisli sokaklarda 
oyunun kuralına uygun yürümek 
Ama bilemedim, kimim ben?


Onlarca kez söyledim benim değil bu dünya. Ister buna rüya de ister şizofreni. Gözlerimi bu yalana ulayabilmek için kendimi gökyüzündeki her bir yıldızla tek tek ilişkilendirmeyi denedim. Tutunmaya çalıştıkça kapanırmış bıçakların ağzı. Bir ben var içimde kaybolmuş anlamını ararken kainatın. 
Tanrı herşeyden güçlü oluyorsa niçin yaratmış, 
insan herşeyi biliyorken niçin seçermiş aşkı.
Gerçek benim değilse eğer ne diye bakarsın hala gökyüzüne aceleci. Yaratılmamış sorulara cevap arıyorsun madem, ne işin var hala bu pıtraklı diyarda. 
Oysa bir ben var içimde. Savaşmayı seçen gördüğüne aşk baktığını allah diyen. 
Bir ben var içimde aklındaki tüm sorular gözlerinin işgalinde. 

Sayısız taarruza maruz kalmış bu beden hala bu aklı elinde tutabiliyorsa, tüm ışıklar kapandığında ayaklarım beni sana yönelttiği içindir. Sözünü tutup kuzey yıldızım olmayı sürdürdüğün içindir. Bunca zaman, gördüğüm onca kuşatmadan onca allahsızlıktan geriye bir parça ben kaldıysa hala kazanmaya oynayan; bir düşman gibi büyüttüğüm kendimin o doğayı kıskandıracak yeşillikte gözlere bağışıklı olmadığı içindir. 
“bilemezsin, gelip senden geçemezdi düzenin sahteliği” 
Insan baktığını görür gördüğünü sahiplenir, görmek istediğine inanır.
Ben bir sana baktım, bir seni sahiplendim, bir seni görmek istedim nefesim yettiğince.   
Bu savaşı yalnız seninle kazanabilirim , gerçeği yalnız senin gözlerinde...