Terleyen bir at dedi ki:

17 Mart 2016 Perşembe

Bahar Tiyatrosu

Merhaba ben Bilal
Aceleci
Değil bu sefer
-Bilal-
Yolda doğan
Yollarda konaklayan
Uzun yolların fahişesi
Uzun yoldan göçecek olan
Şiire hevesli, kavgadan kaçınan
Baktığına aşk
Gördüğüne Allah diyen
Hüznü yastık altında saklayan bir çocuğum hepsi bu
Bilal
Merhaba

Masumiyetin rengi değilim ben bu bahar tiyatrosunda
Ama şu beyazın gölgesinde bir şiirlik vaktim var
Sonra o gelip tarifsiz bir bakış atacak bana
Ve ansızın gelen bir kışın postallı kokusu
Çizme bile vurulurmuş ezdiği karıncaya
İkiye ikiyi koy üçü beşe beni bana
Yetişebilir mi dersin bu bahar tiyatrosuna

Nedendir bilemem o geldi bende buldu kalbini
Ben hala anamın karnında ikametim

Bu ne davadır bilemem, gün olur ben giderim
Neden bulma demişti, çünkülere düşmanım
Çünkü(!) her neden umuda sıkılan bir kurşun
Benim de bir canım var benim de payıma beş paydama on
Bu ne hiledir bilirsin, neresinden bakarsan bak bir bölü iki
Neresinden tutarsan tut kaydırma hatası değil bu yalanlar
Üç yanlışın bir doğrunun ırzına geçişi
Biz de ne adammışız bak silgimiz yok
Belki de tek bir doğru tutacak elimizi
Ama ne demişti şair aczine bu umudun
Geçerli mazeretlerim pahalı yaşamak için

O ağlıyordu son baktığımda
Kimseye ısmarlanmamış bir yüzle ağlıyordu
İçinden kırıklarını kusuyordu
Benimse hala ellerimde kanlı bir ayna
Nasıldır bilemem sevişmeden belki
Bir kızın yüzünden çok ellerini tanımayı
Korkulara tapan kör, bileylenmiş dişi
Sanatkar bir anne
Ellerimi tut
Ellerimi tut nasılsa ben bize yazılmamış her aşkta sana ölürüm
Nasılsa ben eğri bir şiirim
Alsan da düzeltemezsin
Bunu anlar gibi yapma
Aşkı anlar gibi yapmamalı
Öpmeli saçını umuduyla bir yerden kazıyan o kızı
Şehrine gitmeli, şehrini yenmeli
Geçmeli ölüm korkusundan
Şizofren saatleri, yırtık resimleri, ikinci dünya harflerini
Geçmeli bunları bir çırpıda
Öpmeli o küçücük ellerinden
Öpmeli tüm sevişmeler gerilirken çarmıha
Gitmeli
Ayakları götünde koşmalı o şehre
Çıkmasa bile sokakları hiçbir denize
Göğü gözlerine sığmış, kalbi çeşme
Ah! Bir de şu ayaklarım cam kırığı olmasa
Denerdim inanın denerdim
Sebeplerin kıyısına vurup
Yüzümdeki çizgilere kendimi anlatmayı


Ben inanan bir adamım
Yani mutlu sonlara sırtımı yaslamayı
Göğe gözlerimi dikmeyi değil ama
Kanatlarıma aşkın ipini bağlamayı
Bir kez daha
İçimdeki firavuna eğilmeyi değil
Kırbacı hasretimin arzına savurmayı
Çok özlediğim kendimi
Yani aşkın hizasında bulduğum o masum şiiri
Öyle işte
Aşkı şiddetle karıştıran bir adam değilim
Ama savaşırım, ama bilenmem
Ama sevişirim, ama yüzleşemem
Alnımı çatlatırken kurduğum hayallere aşkı uladım
Ki şimdi lahdine sığınan bir firavun öfkesidir gözlerim
Bir protestodur gözlerim
Bu bahar tiyatrosunda
Gözlerim
Protesto