Terleyen bir at dedi ki:

23 Kasım 2016 Çarşamba

Akacak Kan

İğrendiğim resimlerin
Boyasına bulandı gözlerim
Sevgilim 
İçime yağmurları sığdıran kim 

Şafak sana yakışır 
Gece benim yüzümde 
Bende iblisin biri durmadan sabahın hayretine 
Sabahın kırılganlığına vuruyor 
Sevgilim 
İçimde sonbaharı kuşatan kim

Geçti bir yıl 
Geçti damlayarak ince hunilerden 
Sabahın ferahlığıyla benim 
Gövdeme yepyeni delikler açtı
Sevgilim 
Dünyayı bize uzak gösteren kim

Benim bir borcum kaldı sana 
Konuşmayı unutan dudaklarım arasında 
Yağarsa yağmur artık 
Açarsa göktür 
Umuttur aktır 
Kapkara defterlere yazılır 
İnsanlar bir yerden bir yere durmadan giderler
Durdukları yerler unutulur
Çünkü yol kurtuluştur 

Sevgilim
İçimden terki diyar eyleyen kim

5 Kasım 2016 Cumartesi

Alışılmamış Ayrışıklık

Okşarsa başımı yasaklanmış eller
Aşkımın kanatları karalanmış 
Ey rüzgarlara kılıç çeken gökyüzü 
Ey iltihaba bitap düşmüş yüzüm 
Benim yüzüm 
Buna ki bir çocuk aralıyor kanatlarını
Yurdundan uzakta belki alfabesi kanıyor 
İnce bir sitem gelirse ki dilimin ucuna 
Çizdiğim mevsimler değil 
İrili ufaklı kalbim yanıyor 

Ne kadar gidersen dönermişsin yurduna 
Beni bu beklemekte bir yeşil yokluyor 
Gözleri kumral elleri yaban mersini 
Usul usul bana sabahı 
Yurdumun güzelliklerini hatırlatıyor 

Ben usul usul ırmakları atlayarak masmavi ellerimle 
Gözlerim bakır çanağı
Yanmış biraz yarım kalmış 
Su dökmüş kağıttan hunilerle deniz kırığı yüzüne
Köpüklene köpüklene anlatmış 
Bu ayarsızlığı, allahsızlığı 
Bu yalnızlığı iki eli arkasında kavuşmuş 
Beni bu beklemekte bir yeşil yokluyor 
Bana bu anılar otağında yeşil 
Yurdumun güzelliklerini anımsatıyor