Terleyen bir at dedi ki:

13 Haziran 2015 Cumartesi

Yaban Mersini

Akgün Akova'nın Caz Çiçeği'ne naziredir.

biliyorum son öpüşümdür bu seni 
kır çiçeklerinin bize açtığına mütabık
kasımpatları yetişir artık bahçemizde
bir yol ki ne kadar uzunsa aramızda

başının ucundayımdır halbuki
gece de erken çökmüştür ne yazık 

bilinir kaçıncı fırtınandır bu senin
dünyaya kalkan kılıcın 
bir kez daha düşer gövdeme 
kalp bağıma uğrayan tek güldür 
çamura bulaşıp tüm bahçemize dadanan 
bir ölümü başlangıca ilk benzetişim değildir
geçip gitmesidir yanından 
yorgun bir yolcunun bir kervansarayın
aynalarda takılı kalmış gözlerinin yeşili
aynı rüyaya aynı saatte uyanışımdır her gece
bilinir nasılsa, dinmez ölümsüzdür yaramız
bu şiir kalemi sağ elime ilk alışımdır sevgilim

biliyorum sendin, eksintili göğsümü ilk kurcalayan
cevapsız sorulara adını verdiğim kadın                 
ve muttasıl üflediğim camların 
buğusuna kazıdığım 
bir cenaze marşı geçerken dilimin ucundan
anladım ki sendin
göğe gözlerimi ilk iliştirdiğim

yaban mersinim 
nasıl denir bilirim 
acele mi aciz mi kaldık dünyaya 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder