Bunu benden duy istemezdim
Ama açığa çıkmış bir firavun aczinden
Senin sesin
Saçların umuda konulan yokuş
Bilinenin gölgesinde
Ölmeyene uzak
Saçların acılarımın gardiyanı
Bunu benden duy istemezdim
Saçlarını gönülden mısralarla doldurunca gece
Yitik bir ülke oluyorsun, herkesin sevgilisi
Mülkiyetin sınırı yoktur hem ne denli gözyaşı
Saçlarının, şirke koşarken anımsattığı
Ne sen benim köyümün muhtarın artık
Ne de aha şu gönlüme bin altı yüz rakım
Ama bunu ayrılığa yormamalı güzelim
Kerem ola yastık dermiş gülün dikenine
Sebeplerin kıyısına vurdu mu deniz kızı
Saçlarını yatırır rüzgarların arkına
Şu gönlümü taht bilen aşka ant olsun
Ve anneye, goncaya yağmurların sabrına
Zaman bana yes içre aşk olmasın öğretti
Ve tanrı hepimizi bir yola koşturdu ha
Ama bana bak
Ve ellerimi kaçırdığım ellerinden
Günleri hatırla
Gecenin ırzına geçmek üzereyken güneş
Kanserli bir anne gibi dokunur saçlarına
Kandan pıhtı çekilmiş şu kalbimiz oluk
Aklın bocalayiverir sanki üç günlük çocuk
Sen asi bir nehirdin içimin suntasına
Ben konulmuş noktayım yağmurların sabrına
24 Aralık 2015 Perşembe
1 Aralık 2015 Salı
Kayıp Ruhlar Atlası
Anamın düşü bile yabanıl artık bana
Gözlerim trene durmuş, diyorum sen de kimsin
Asgari bir ömür, suyum suyuna bulanmış
Lakin dipten bir akıntı,
yeniyor göğsüme yönelen sonbaharı
Sabrın sonu taşkın olana dek
Beni ölmeye durduğun anlarda oku
Yaşamın göz bebeklerinde bir ağrı oluşunu
Ayartılmış bir mavilikten resmediyorum
Bitimsiz dalgalar bileyliyorum
Bir yılgının durmadan kalbimize arzı
Bunu yalnız
ve yalnız sana söylüyorum
Yaz;
Olduğuna şahit bulamayınca insan
Sürüklenip vuruyor aşksız kayalıklara
Ama öyle acınası bakma
Sus. Ağlamıyor,
anlıyorum..
Gözlerinle gördüğüne bir bahane dünya
Kendimi bu mavilikte
Bulmayı çok seviyorum
Sözümdür
Baktığınla gördüğün
O adam ben değilim
Aynaları tebeşirliyor, gülüyorum. evet.
Rüya desin bilir kişi, ister şizofreni
Gerçek bu
ruhların iz düşümünden ibaret
Gözlerim trene durmuş, diyorum sen de kimsin
Asgari bir ömür, suyum suyuna bulanmış
Lakin dipten bir akıntı,
yeniyor göğsüme yönelen sonbaharı
Sabrın sonu taşkın olana dek
Beni ölmeye durduğun anlarda oku
Yaşamın göz bebeklerinde bir ağrı oluşunu
Ayartılmış bir mavilikten resmediyorum
Bitimsiz dalgalar bileyliyorum
Bir yılgının durmadan kalbimize arzı
Bunu yalnız
ve yalnız sana söylüyorum
Yaz;
Olduğuna şahit bulamayınca insan
Sürüklenip vuruyor aşksız kayalıklara
Ama öyle acınası bakma
Sus. Ağlamıyor,
anlıyorum..
Gözlerinle gördüğüne bir bahane dünya
Kendimi bu mavilikte
Bulmayı çok seviyorum
Sözümdür
Baktığınla gördüğün
O adam ben değilim
Aynaları tebeşirliyor, gülüyorum. evet.
Rüya desin bilir kişi, ister şizofreni
Gerçek bu
ruhların iz düşümünden ibaret
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)