29 Eylül 2024 Pazar

Yağmur Duası

Bugün ellerini tutuyorum 
Gibi rahim bulutlar
Birazdan ellerini bırakacağım
Kadar tetikte

Söyledin, nasıl geçtiğini yılların bir çırpıda
Nasıl seyreldiğini acının hepimiz biliyorduk
Bir yerlerde uçucu sözler yazılmıştı siyaha
Kiminin yarası bembeyaz tülbentle kapanmıştı
Dilinde yemin bozan dualardı
Dudaklarını büsbütün çatlatan
Yazında yolculuk vardı ve kırkları sayardın

Söyledin, gündüzler nasıl kısalır 
Gölgen nasıl boyunu aşardı
Diline sığmayan bir kışın fazlası
Aklını tenhalaştıran ıhlamurlardı
Okuduğun hep aynı şiir, beyaz, harekesiz 
Ve genç mısralar taşırdı kaşlarının arası
Akan zaman alnında kabuk tutmazdı

Söyledin, gavurluğunu kalbin, merakını, açıklara olan açlığını
Kürek tutmaz kolların herkesi kucaklar
Bir seni taşımazdı
Biçimsiz avuçların vardı yüzüne oturmaz
Müsvette sayfaların şeklini alırdı

Gördün ki hıncını almaya 
Yetersizdi bulutlar
Ve düşlerindi asıl
Yağmurlara müebbet
Yağmadı, aradın
Yağmadı, ağladın 



21 Eylül 2024 Cumartesi

Susuyorumdu

Ezik topraklar aşkına
Ve katır toynaklarından kopan leylaklar için
Susuyorum bu son
Nefretim 
Artık içimdeki çocuğu esirger gibi 
Tek sözüm anızlar kusan
Göğsüme sığmayan bir kaburga

Bu kabri kim biçtiyse bize
Söyleyin kimdi kısık türkülere ses veren
Bu sefil yaşamakları moda kılan kimdi
Ellerim buhurdu ilk tutulduğundan beri 
Sesim duyulduğundan beri eskiydi
Şımartılmış bir çocuktum hem
Büyüdüğünü anlamadan hedefe doğrulmuş
Öylesi esrik öylesi çekik 
Ve günyüzü görmeden gecelere vurulmuş 
Susuyorum gerçekten vallahi de son
Yakası tam sineden yırtılıp ilmek olmuş

Ne verdiyse yaradan ona söyledim heceleri
Susuyorum bu son 
Gidiyorum ormanı çözülmüş bu kentten
Susuyorum algısı puslu bu gençlikten
Kıblesi kayık, guslü bozuk, meramı şirk
Bitiyorum yitirdiğim bozkıra alevimi
Saklımda hadesten cünup bir rüya
Dileğimdir sesim kirlenmesin bir daha

İnan tövbeler diye kaç gece 
Yastığın altına sokuşturdum heceleri
İnan ki gözlerim 
Hep böyle kalsınlar diye
İnan ki yoktur rengi hem 
Yalnızca protesto
Utancımdan gizledim soyulmuş tırnakları 
Aceleden seyirdim kılıcı tokluğuma
Ezan diye sesledim nihavent vuruşları 
Etrafımı cami, ağyarımı mavi
Tam kuruyacaktım telefon çaldı sonra 
Dönüp baktığımda arayan bendim 

Susuyorum bu son
Bu karamsar çocukları azad ediyorum artık
Ne kadar dün bırakmışsam yarına 
Neyi can edip dikene vardıysam
Bir bir atıyorum atıyorum boşluğa
Dönüyorum kızıl, duruyorum mavi
Soluyorum yeşil
İnan hepsinden biraz ve 
Hiçbirine ait değil gözlerim
Demek ki ötesi yüklüdür daha
Demek ki hala yaşama dair

14 Eylül 2024 Cumartesi

Turnusol

İşte orda
Berikmiş bir geceyi 
Büsbütün yıldızlar ağırlar

Dilde riya gevheri, aşıka durdu saki 
Gözlerine perde ne şahidi olan benem
Mülkü cedid olur ha, mestine durdu veli
Desdine durdu berya mescidi olan benem

Çare olur ahına, amadeyim bahtına
Suyu buldu bi gonca, dildarı olan benem
İki eli nazifin, sarıldı bir oltaya
Düşeceksen böyle düş, ardını tutan benem

Kaç güneşi devirir düşüne avare bu
Sen ol mecnuna ki aşkına kitap benem
Çölleri esirgeye, Rabbıma dua ki bu
Muhabbete varır ha atiye kefil benem

12 Eylül 2024 Perşembe

Yol

Henüz yenidir benim bakışlarım sana
Nikotine sarılmanı görmem yenidir
Başka coğrafyaları arşınlamam yeni
Falımda çıkmanda da bir hile vardır kesin
Göklerde ikimizin de anlamadığı bir telaş
Ona imrenmeden bakmam da yenidir aslında
Bir yıldızlardan alamam çocuk hayretimi 
Bir de yanakların saklı bahçelerden elma toplar
Hem saymayı da bilmez, haklısın utanmakta
Yüzündeki pembede iştahım kasıt arar

Tut şu gözlerimi birazdan bir kaç ton açılacaklar
Böyle geceler boyu yürümem de yenidir
Sıkıntımın denize açılması da
Ufkumu çiz, yoluma testiler kırmasan da olur
Zaten sen öyle bakarsan göklerin 
Ağlamaktan başka bir şansı da yoktur
Nedendir tüm hesaplarım köledir tartına 
Neden ki uykularımı bozkırların ağırlar
Güttüğüm sürü olur, ektiğim harman
Döner yine senin dizlerinde uyuklar

Ahımdan başkasını sayıklamam da yenidir
Böylesi unutkanlığım da
İnanmazsın
Devrilmiş bir orman hıncını arıyor bakışlarında 
Vapurlar vapur olmuş yeniden 
Bu şehir yeniden koskoca bir vaha
Oturup iki kelam soluklansam diyorum
Ansızın denizler doluyor salonlarıma

Oradan yeni bir rüzgar doğuyor çook uzakta İncecik sesine kapılmış
Sen gelene kadar attığım her adım
Bildiğin niyet etmiş sabrıma
Ellerim ceplerime dolanmış daha başında 
Öyle onulmaz bir yola dizlerini hazırlarsın ya
Sen gel, yalnız gel, üstümü ört, sebebim ol
Ardımı çiz, önüme düş, haritamı parçala
Yoldaşı benim bu hizası eksik kalbimin 
Sen gel, yolum ol, eksiği tamamla

9 Eylül 2024 Pazartesi

Sakallarımı Yolman İçin Birkaç Neden

Baksan çamur değmemiştir ayaklarıma
Sorsan bir de güzdür öteki yarım
Cismimi bul, kalbimi gör, eşkimi bağışla
Bağışla bu günlerde tutmuyor dualarım

İkimizin ortak yanı biliyorum
Kadük bir dünyayı düşlüyoruz seninle
Biletim hazır binitim doğurgan
Ta gözünün aldığı en uç noktaya buradan
İki durak arasında asi bir nehir var
O nehirde paletime sıçramış tüm renkler
Kimi düşlerime kurulmuş, kimi sakallarıma
Alyuvarlarıma kadar boyanmışım
Omzumda başın gibi bir kurak Anadolu
Sıkışıp kalmışım iyice bu külden toprağa
Ceplerimi sunuyorum ellerini sokuşturuyorsun
Biliyorsun neyim kaldıysa cenin 
Ne söylediysem çocukluğumdan bir ninni kadar sana
Ki ahretten bir ferahlıktır ellerin
Dileğim boyun eğdirme yapraklarıma

Ben ne zaman niyet alsam seni kucaklamaya 
Utancım kepezlenir dalgalarla boğuşur
Ne zaman saçılsam sokaklarına İstanbul'un
Hangi köşeyi dönsem kekeme aşklarım
Sonra nasıl desem 
El çekilmiş bir suskunluk hali omuzlarımda
Oturmuş nedenleri topluyorum bu kuşatmaya
Her cümlemin sonu adınla bitiyor
Durup durup sebebi
Bu olmamalıydı diyorum
Ve kim bilir kaçıncıya adımı yazdırıyorum
Hepsini küçük harflerle yetiş diyorum, 
Öyle rüyada esrik durma üşüş diyorum
Yetir diyorum yitirdiğim ormana yeşilini
Alnıma karış diyorum 
Sakallarımı 
Ufala avcunda

7 Eylül 2024 Cumartesi

Hizip

Kimisi berkitir kanatan gülü
Kimisi kaçırmış elinden günü
Cevheri tuttuğu haneden beri
Aşkından lal olup göçeni de var

Kimisi semada mavi akışkan
Kimisi yeşile oldu perişan
Kızıla boğulduğu günden beri
Nurdan kaybolup kaçanı da var

Serhatte gezinir kalmasa izi
Şuramı sızlatır annenin sesi
Adını koyduğu ilkinden beri
Kılıcı kınında tutanı da var

Sanma şah olur aklın başına
Döner durursun on beş yaşına
Yüzünde çizgiler dolduktan beri
Aynı kuyulara düşeni de var

Rüyada puslanır gerçeğin zili
Acıya gizlenir şehvetin dili
Firkate kurşunu attıktan beri
Vuslatı gaybana bileni de var 

Hanidir içlenen dik başın pesi
Nerede çığlığı nerede yesi
Sesine türküler dolduktan beri
Dilindeki bağları çözeni de var

Adını tek söyletir kalma şaşkın
Pusuna düşmez odu sanma dargın
Şiire durduğu gamlardan beri
Yolunu efkara çizeni de var

Kimisi secdede buldu dusturu
Kiminin avcuna sığdı umuru
Mecnunun dergahı olduktan beri
Kullara kulluktan geçeni de var 

Bu aşkın her günü bir başka mevsim
Yerlere düşen de, uçan da cismim
Hangisi bu ben diye sorduktan beri
Aynadaki sureti sileni de var






4 Eylül 2024 Çarşamba

Yankı

Bu sefer saçları olmayacak nefsimi açığa çıkaran
Gözleri bulmayacak saklımda tepinen heceleri
Bu sefer öylece duruşundan ve geceye yankısından bahsedeceğim
Ağdalı gülüşünden devrilecek hakikat

Bakın bu durakta nesli tükenen bir zebra okuyorumdur 
Neşesi tuvale durmuş sıkıntıma hezeyan pembesi 
Geceyi yelek gibi giydirmiş bedenine
Gücü yeten varsa resmetsin hodri meydan 
Böylesi bir renk benim değmedi paletime

Ordadır, istenci zedeler seyrek bakışımı
Odunu kaynatır buharda
Ancak eksiltmez taşacak testimi 
İçimden nehirler fışkıracak
Gibi bir dua okuyorumdur da
Ellerim çocuk 
Bulamaz yüzümün yerini

Hayır! Bu meltem uslamayacağım dudaklarını
Ufkunda gövdemden daha ağır bulutlar
Doluyor minnetle, övgüyle seferber
Sen közümü aralayan ilk mihrap duvar
Sen yoluma endam olmuş son bariyer

İşte, seyrinde kasılıp duran bir organ gibi 
Eslerinde upuzun bir hıçkırık oluyorumdur da 
Her teline ayrı ayrı niyetlenip saçlarının
Kuşkuları ayırıp geriye ne kalırsa 
Sarmalayıp geceyi ve eksilerek heceden
İkidir tutamıyorum doluşan yağmurları

Çünkü ilkinde afsunlu sözler bohçası dudakları
İkide yeryüzünü kuşatan genç bir ormandır gözleri
Anladım ki saçları
Güneşin yankısına gebe
Böylesi tövbeleri tutmuyor niyetlerimin
Bağışla beni