Şaşkınım dudaklarımı çatlatan bu ıslığa
Sen öyle uluorta aşkımın
Urlarını kurcalama
Gözlerin eminim böyle sert bakmamıştır kimseye
Ellerin öyle, unufak tutmamıştır
Saçların da
Biliyorum sırma onlar ve ağırlar daha
Daha herkesler kadar
Daha bulanıklar oldukça
Sen öyle uluorta aşkımın
Urlarını kurcalama
Gözlerin eminim böyle sert bakmamıştır kimseye
Ellerin öyle, unufak tutmamıştır
Saçların da
Biliyorum sırma onlar ve ağırlar daha
Daha herkesler kadar
Daha bulanıklar oldukça
Şaşkınım kurşun gibi çağıldayan o söze
Birbirine denk iki aşık, Allah'sızlık arası
Kıyam etmiş ağaçlar önünden geçerken
Birinin tüm vücudu uyuşmuş kabasından
Diğeriyse üşüyor elleri ceplerinde
Birinin sabıkası silinmiş yaşamaktan
Öbürü düşman olmuş dilindeki keskiye
Şaşkınım bir yüzükten, rüzgar olan o kadın
Sabrımızı yokluyor, eli hala cebimde
Tam ayağa kalktığımız bir anda, es!
Karşılıklı iki delik bulmuş kadar kalbimizden
Birisi oldukça yakın içimizden içimizden
Öbürü el sallıyor taa ilk gençliğimizden
Şaşkınım her nasılsa kuruttuğum denize
Sen gemileri tekrar tekrar sayıyorsun ellerinle
Sayıyorsun ama nasıl hep bir eksikler
Açıkta kayaya vurmuş, küreksiz kalmışsın
Senin de küreklerini ellerinden sökmüşler
Önce böyle küreksiz kalman gerek nehri geçmeye
Geçerken usulca serilmen gerek
Gövdenle tüm sebeplere
Şaşkınım alarm diye kurduğum bu saate
Şaşkınım tüfek diye tutunduğum nefese
Şaşkınım adım diye kurulduğum hevese
Şaşkınım aceleden kuruttuğum denize
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder