Öpüldükçe ele verir tomurcuklarımı
Sen her geçişte dudaklarımı kurutan derya
Yıpranmış sayfaları kurcalar
Bu son iştahıdır gençliğin diye
Her sayfada kurutulmuş
Çiçek kokusu ellerinde
Neden tütmez bacası evimin
Diye bir türkü tuttururum
Açan olmaz kapısını, kıran olmaz testisini
Dünya sarmalında dolanır durur
Ellerini bağlar bir arkaya bir öne
Hem de çok kirlidir ve korkuyu öğretir
Özenle
Lailaheillallah!
Dokunur o kurdele hasırdan tenine
Kurulan ilk sofralardan kalma diri
Ve şehvetli bir gerginliği vardır
Kaburgama sığmayan elma kadar
Bir de sımsıkı düğüm
Derler ki geçmişten öcü olan
Durulmaz aşkın hirasında
Yarası kabuk tutmayanın
Örten olmaz üstünü
Ki sen dememiş miydin
Ben gelene kadar diye incecik sesinle
Nehirler yarılana
Saçların kuruyana kadar
Demiştin ben gelene kadar
Şefkat et aynalara
Ey yeryüzünün kadük yuvarlağı
Ey yokuşa tırmanan suların arzı
Ey Züleyha'nın ciğerinde taht kuran nefes
Yeter dur artık
Bağırıyorum sana
Orda dur
Dişlerimi kamaştırma
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder