Hıçkırarak, üşüyerek, aldanarak
Bildiğin tüm doğruları unutarak
Ve utançla yeşererek gözlerinden
Her akşam binbir avuntu sererek açlığına
Bu puslu bakışlardan zehrin soğumadı mı
Demek susuz gezeklerde bir küheylan
Bağışık etinde sönen kırbacın acısına
Belki de alnı şeddelerle son bulur
Düşünde vahyi
Betimlemek olmasa
Bildiğin tüm doğruları unutarak
Ve utançla yeşererek gözlerinden
Her akşam binbir avuntu sererek açlığına
Bu puslu bakışlardan zehrin soğumadı mı
Demek susuz gezeklerde bir küheylan
Bağışık etinde sönen kırbacın acısına
Belki de alnı şeddelerle son bulur
Düşünde vahyi
Betimlemek olmasa
İçlenip içlenip susarak
Dilinde şehvetengiz ağıtlar
Dizlerine kadar saplanıp günaha
Avuçlarına kekeme bakışlar atarak
Sözleri saklında damıta damıta
Sonra avazın çıktığınca
Kalbini ilk yoklayana
Sunmaktan söyle guslün bozulmadı mı
Sanıkmış meğer cürmüne her damla suladığın
Yeterince beyazmış hiç açılmasa da saçların
Sözlerin en hakikisi
Henüz kavmine sunulmamış
Ayırarak korkuları, eksilerek heceden
Yokuşta susayarak, kollarını kıvırarak
Cebindeki dünleri takvimlerden sorarak
Söyle sesinde biriken şarkılar sustu mu
Düştün mü şefkatine o çakıl yağmurların
Dağıldı mı içinde büyüttüğün nar
Eli uzanır da bir söğüt dalına aşkın
Ağzında erezlenen bu şapırtı aşikar
Yokuşta susayarak, kollarını kıvırarak
Cebindeki dünleri takvimlerden sorarak
Söyle sesinde biriken şarkılar sustu mu
Düştün mü şefkatine o çakıl yağmurların
Dağıldı mı içinde büyüttüğün nar
Eli uzanır da bir söğüt dalına aşkın
Ağzında erezlenen bu şapırtı aşikar
Değil mi ki her sözün önce O'ndan savrulur
Satırlarda ararsın o büyük buluşmayı
Oysa aşka düşen ilk okumayı unutur
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder