16 Ağustos 2024 Cuma

Oğullar

Herkül'dü iri kolları vardı yalnız
Ve sormamıştı kimdi
Kalbini noksan tutan
Emir geldi savaştı
Emroldu kesti kollarını 
Ama dizinin dibinde bir kralın
Döndüren tüm dünya sarmalını 
Yani onca tanrı içinden bir beyaz ve zorba
Bir oğul ki müptela tenindeki kusra 

İsa'ydı bir anadan doğmuştu yalnız 
Ne söz onun ne mülk onundu
Ne dost onun, ne düşman onundu
Ancak onca masumiyetin bedeli miydi
Herkesin babasına baba diyesi

İsmail, o kuşkusuz teslim olmuştu yalnız
Bilmediği rabbe, hiç bilmediği bir şehirde
Bilmemişti soy neydi, kurban kimdi
Neydi ona kapının eşiğini hoş tutturan 
Saklanıp hatırasından 
Kimdi gönlünü eşikten kovduğu
Nedendir soyundan gayrı 
Sürgünde yasak aşka uykuya durdu

Son oğul, göbeğini oymak istemişti yalnız
Af dilemişti bir kuşun kanatlarını çizdiği için
Bir kadının boynunu anlattığı kusursuz 
Bir de kelimelere sığışırken kadehsiz
Tam olmak istemişti
Ruhunun bir köşesini eksiltmeden
Saklanmadan barakalarına şehrin 
Kalbinin hizasını kaydırmaya komadan

İşte böyle su üstünde tüm kırılmışlıklar
İşte sevdam, işte kavgam
İşte evleri alev alan 
Oğullar, oğullarımız
Varlıkta mahcup yoklukta memnu 
Ki babalar
Ne gütsek babalarımız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder