Herkül'dü iri kolları vardı yalnız
Ve sormamıştı kimdi
Kalbini noksan tutan
Emir geldi savaştı
Emroldu kesti kollarını
Ama dizinin dibinde bir kralın
Döndüren tüm dünya sarmalını
Yani onca tanrı içinden bir beyaz ve zorba
Bir oğul ki müptela tenindeki kusra
Ve sormamıştı kimdi
Kalbini noksan tutan
Emir geldi savaştı
Emroldu kesti kollarını
Ama dizinin dibinde bir kralın
Döndüren tüm dünya sarmalını
Yani onca tanrı içinden bir beyaz ve zorba
Bir oğul ki müptela tenindeki kusra
İsa'ydı bir anadan doğmuştu yalnız
Ne söz onun ne mülk onundu
Ne dost onun, ne düşman onundu
Ancak onca masumiyetin bedeli miydi
Herkesin babasına baba diyesi
İsmail, o kuşkusuz teslim olmuştu yalnız
Bilmediği rabbe, hiç bilmediği bir şehirde
Bilmemişti soy neydi, kurban kimdi
Neydi ona kapının eşiğini hoş tutturan
Saklanıp hatırasından
Kimdi gönlünü eşikten kovduğu
Nedendir soyundan gayrı
Sürgünde yasak aşka uykuya durdu
Son oğul, göbeğini oymak istemişti yalnız
Af dilemişti bir kuşun kanatlarını çizdiği için
Bir kadının boynunu anlattığı kusursuz
Bir de kelimelere sığışırken kadehsiz
Tam olmak istemişti
Ruhunun bir köşesini eksiltmeden
Saklanmadan barakalarına şehrin
Kalbinin hizasını kaydırmaya komadan
İşte böyle su üstünde tüm kırılmışlıklar
İşte sevdam, işte kavgam
İşte evleri alev alan
Oğullar, oğullarımız
Varlıkta mahcup yoklukta memnu
Ki babalar
Ne gütsek babalarımız
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder