İncecik çaputları sıkıştırıp dalına
Doğmamış bir çınarın külü oldum Müberra
Yokluğundan beri kamburum, köksüzüm, yurtsuzum
Asırları unufak eder sevdam, boynum bir hayli bükük
Nasılsa gelmiş salınmış içime bir boranın sertliği
Neremden başladıysan sevmeye
Gel oramdan affet beni
Akşamlar çekiştirip durduğumuz bir yorgan üstüne
İki ucu bir yana eyvah devrilmiş gökyüzü
Ben yalnız kendi önümü görürken gözlerimle
Sana her taşın altında bir yarın bestesi
Sen duymazken çokça söylenir çokça risalelerde
Saçlarının ilmek ilmek olduğu bir vaha
Oysa senin saçların pusludur Müberra
Saçların en kuytu düşlerden altıpatlar
Gözlerimi ovuşturup durma daha
Kopmayacaklar
Üzünçlerin ortasına mızrak gibi dalıyorsun
İç çektirmeden güneşe
Envai tatlarla dilimde bitiyosun
Sirenler yırtılıp seni arıyor Müberra
Bense doğrulabilsem şu iki büklüm hücrelerden
Bembeyaz yakamdan ari aşk olurdum
Şayet ki ölmezsem
Bembeyaz yakamdan ari aşk olurdum
Şayet ki ölmezsem
Öylece pus göğsüme ve söyle
Sirenler yırtılıyor içimde
Kabarık akşamların not düştüğü bu histeri
Gökte diklemesine bir inkılap
Ayırarak maviyi gözlerimden ki kızılı sol yanımdan
Kovduğum günden beri bu telaş bu mefruşat
Yetim kalan köşemden oturmuşsun ömrüme
Giderken Allah'a ısmarladığın bir adam
Eksik pansumanlar üstüne
Gel oramdan giydir beni
Biliyorum evi alev almış o kızsın yine sen
Ne kadar dürsen de görüyorum hala beyaz
Hala ediptir saçların
Ellerin üşür yine yardan ayaz Müberra
Bizden uzak bu coğrafya
Bize nam olmuş keder
Öpsem, irkilmeyecek kadar uzaktasın
Dokunsam anlayacak
Neremden başladıysan hürce gülmeye
Gel oramdan ağlat beni
Oldukça kalabalık, esiyor üstüne
Hala sihirli, hala canhıraş
Dokuzu sana
Biri bana
Kalıyor sadece ayaz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder