31 Ağustos 2024 Cumartesi

Zilden Masal

Avuntularını sereyim diye çıkarım balkonlarına
Dişlerimde geçmiş şu bahar kadar fiyakasın
Öldüysen sözümü tut, geldiysen tetiği çek
Yalnız kaldığım her anda parlayan merhabasın

Ellerin çok açık, saçların çok yanıcı 
Saçların oksijene maruz, kefene dua gibi
Dilinden düşmez bir gençliğin kırıntısı 
Yakışır yüzüne bu görünmez ayna hali

Bende ne var diye soracak olursan 
Ellerim ardında dolu sadece kasımpatı
Kadar yoğun kadar kısık kadar ıslak ve serin
Yumrukları susturan telgrafın telleri
Durmayın yine gelin, susmayın yine gelin

Sendeki kızıla hastalık, bendeki yeşile 
Sen ki ormana küskün, ben ki güneşe
Sende çözülmeye hazır bir gizemin ilk hevesi
Bende gömleği ilik bozan peygamber endişesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder